in ,

KABLOSUZ HABERLEŞMEDE BİR DEVRİM
RADYO FREKANSLARI

Radyo frekansı (RF) tanımını günümüzde birçok sahada duyuyoruz. Elimizden düşüremediğimiz cep telefonu ve televizyon gibi cihazların radyo dalgaları ile çalıştığını bilmeyenimiz yoktur. Aslında kablosuz iletişim teknolojilerinin temelini oluşturan radyo frekansı terimi başlı başına bir bilim dalıdır. Kablosuz haberleşmenin de temelini oluşturur. Radyo frekansı, kablosuz iletişimle haberleşmede en çok tercih edilen yöntemlerden biri. RF haberleşmenin başrolünde elektromanyetik dalgalar var. Frekans bandı ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun belirlediği frekans tahsis tablosuna göre belirleniyor. Veri transferi ve iletişim uygulamalarında bu bant aralıklarının sadece belirli kısımları kullanılabilir.

SATELCOM GENEL MÜDÜRÜ
MURAT DEMİRCİ

Kablosuz haberleşmedeki ilk kural sinyalin verimli bir şekilde yayılmasıdır. Çünkü iletişim kurabilmek için öncelikle bulunulan noktaya ilgili radyo sinyallerinin ulaşıyor olması gerekir. Bu nedenle RF haberleşme sistemlerinde öncelikle RF sinyalini en iyi şekilde yayacak ve üretilen frekansın dalga boyu ile uyumlu bir anten tercih edilmesi gerekir. Antenler pasif devre elemanlarından biridir. Ana prensipleri, radyo frekans sinyallerini havaya yaymak ve karşı alıcıya iletmektir. Yanlış boydaki anten vericileri tercih edildiğinde sonuç başarısız olur. Çünkü sinyal istenilen oranda yayılamaz.

İyonosfer radyo dalga yayılımı açısından oldukça önemli bir atmosfer katmanıdır

Yayılan sinyallerin evrende neden yok olmadığını merak ettiniz mi hiç? Cevabı ise yeryüzünden yaklaşık 60 km ile 1100 km arasında yükseklikte yer alan iyonosfer katmanında gizli. İyonosfer sayesinde bu sinyaller evrende kaybolmuyor ve yansıma yaparak dünyaya geri dönüyor.

Radyo dalgalarına ne ölçüde etki edeceğini önceden saptamak ve hesaplayabilmek için iyonosferin yapısını yakından tanımak gerekiyor. Güneş ışınlarının yoğunluğu, gece ve gündüz farkı ve hatta mevsimler dahi iyonosfer katmanındaki yapıyı etkileyebiliyor. Değişen elektron yoğunluğu ise iyonosferin radyo dalgalarına etkisini belirliyor.

RF sinyallerinin bant genişliğini uluslararası anlaşmalar belirliyor

Kullanım alanları çok çeşitli olan radyo frekansları ağırlıkta yayıncılık sektöründe kullanılıyor. Ayrıca navigasyonlar, telsizler ve uydu haberleşme sistemleri de radyo frekanslarının kapsamında. Bazı uluslararası anlaşmalar frekanslardaki aralıkları belirliyor. RF frekans bandı için 3 kHz – 300 GHz arasındaki bölge tanımlanmıştır. Bu frekans aralığında, radyo dalgalarını oluşturmak ve bu dalgaları yakalamak için alternatif akım elektrik sinyalleri kullanılır.

RF sinyallerinin bant genişliğini uluslararası anlaşmalar belirliyor

Kullanım alanları çok çeşitli olan radyo frekansları ağırlıkta yayıncılık sektöründe kullanılıyor. Ayrıca navigasyonlar, telsizler ve uydu haberleşme sistemleri de radyo frekanslarının kapsamında. Bazı uluslararası anlaşmalar frekanslardaki aralıkları belirliyor. RF frekans bandı için 3 kHz – 300 GHz arasındaki bölge tanımlanmıştır. Bu frekans aralığında, radyo dalgalarını oluşturmak ve bu dalgaları yakalamak için alternatif akım elektrik sinyalleri kullanılır.

RF teknolojisiyle ilgili görüşlerine başvurduğumuz SATELCOM Genel Müdürü Murat Demirci: “RF teknolojisinde bilgiler yüksek frekanslı bir elektromanyetik dalga yardımıyla yayınlanıyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin regülasyonu için özelleşmiş ve Birleşmiş Milletler’e bağlı bir kuruluş olan International Telecommunication Union, frekans aralıklarını belirliyor. Bu kuruluş hangi frekanslarda hangi ekipmanların çalışacağını yönetiyor. Türkiye’de ise bu bantların kullanımı için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan izin almak gerekiyor. Yapısal olarak Avrupa’da kullanılan bant aralıkları ve standartlar ülkemizde de uygulanıyor. Özellikle de yayınlar için tahsis edilen bantlar sınırlı olduklarından zaman içerisinde doluyor. Bu nedenle yeni yayıncılar için en önemli sorun uygun RF bulmak. Günümüzde cep telefonu operatörleri de kendilerine özel bir frekans aralığı kullanıyor. Yani her birinin kendine özel bir otoyolu var desek yanılmış olmayız.” dedi.

RF sistemlerin avantajları nelerdir?

• RF teknolojisi kullanılarak oluşturulan bir kablosuz iletişim ağı tamamen kişiye özeldir.

• Kurulumun sonrasında sisteme dair ek maliyetler oldukça azdır. Düşük bir frekans ücreti ödenir.

• Sistemin kesintisiz çalışabilmesi adına, kurulurken tüm dış etkenler dikkate alındığından dış etkenlere nispeten kapalıdır.

RF teknolojisiyle ilgili görüşlerine başvurduğumuz SATELCOM Genel Müdürü Murat Demirci: “RF teknolojisinde bilgiler yüksek frekanslı bir elektromanyetik dalga yardımıyla yayınlanıyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin regülasyonu için özelleşmiş ve Birleşmiş Milletler’e bağlı bir kuruluş olan International Telecommunication Union, frekans aralıklarını belirliyor. Bu kuruluş hangi frekanslarda hangi ekipmanların çalışacağını yönetiyor. Türkiye’de ise bu bantların kullanımı için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan izin almak gerekiyor. Yapısal olarak Avrupa’da kullanılan bant aralıkları ve standartlar ülkemizde de uygulanıyor. Özellikle de yayınlar için tahsis edilen bantlar sınırlı olduklarından zaman içerisinde doluyor. Bu nedenle yeni yayıncılar için en önemli sorun uygun RF bulmak. Günümüzde cep telefonu operatörleri de kendilerine özel bir frekans aralığı kullanıyor. Yani her birinin kendine özel bir otoyolu var desek yanılmış olmayız.” dedi.

RF sistemlerin avantajları nelerdir?

• RF teknolojisi kullanılarak oluşturulan bir kablosuz iletişim ağı tamamen kişiye özeldir.

• Kurulumun sonrasında sisteme dair ek maliyetler oldukça azdır. Düşük bir frekans ücreti ödenir.

• Sistemin kesintisiz çalışabilmesi adına, kurulurken tüm dış etkenler dikkate alındığından dış etkenlere nispeten kapalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

ÖZDİSAN

INTERNATIONAL CONGRESS OF ENERGY,
ECONOMY AND SECURITY – ULUSLARARASI ENERJİ, EKONOMİ VE GÜVENLİK KONGRESİ

WINSTAR OLED EKRANLAR