in ,

ANALOGDAN DİJİTALE DÖNÜŞEN BİR YOLCULUK FOTOĞRAF MAKİNALARI

Günümüzde akıllı telefon teknolojisinin gelişmesiyle birlikte fotoğraflar çekmek de hayatımızın önemli bir parçası oldu. Ayrı bir makine taşımadan her anı yakalamak mümkün. Kimi doğal yaşamın en saf hallerini kimiyse
sevdiklerinin en unutulmaz anlarını paylaşarak ölümsüzleştiriyor. Fotoğrafçılığın geçmişi ise çok eski yıllara dayanıyor. Tarihin ilk insanlı karesi 1838 yılında çekilmiş bir Paris fotoğrafı.

Biz kullanıcıların fotoğraflarla ilk tanışmamız ise analog fotoğraf makinesine dayanıyor. Günümüzde birçok kişinin hatırlayamadığı analog fotoğraf makinaları, çocukluk fotoğraflarımızın baş kahramanlarından biridir. 70’li ve 80’li yılların önemli teknolojik gelişmelerinden biri olan analog fotoğraf makineleri, görüntünün film adı verilen kimyasal bir yüzeye ışıkla hapsedildiği makinelerdir. Analog makinelerde, autofocus özelliği, otomatik çekim gibi modlar neredeyse yoktu. Özel üretim modeller dışında dijital ekranları da bulunmuyordu. Mekanik bir sistem ile çalışan bu makinelerin pil ya da batarya gibi bir güç kaynağına ihtiyacı da yoktu. Köşeli hatlara sahip bu makineler, paslanmaz çelik ve dökme demir gibi materyallerden yapıldıkları için de oldukça sağlamdı. Analog fotoğraf makinelerinin en önemli özelliklerinden biri de filme çekim yaptıklarından megapiksel sınırının olmamasıydı.

Dünya fotoğraf tarihine Leica damgasını vurdu

Fotoğrafçılık alanında geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran Alman fotoğraf makinesi üreticisi Leica, deyim yerindeyse bir efsane niteliğinde. Dünya fotoğraf tarihindeki yeri ise hiç tartışmasız ilk sırada. Her başarılı fotoğrafçının en büyük hayallerinden biriydi o dönemlerde. Marka popüler olduğu yıllarda dünya tarihindeki önemli olaylara da tanıklık etmiş. Haberleşmenin çağ atlamasında, bilginin görsel malzemelerle toplumlar üzerinde yayılmasında kritik roller üstlenmiştir.

En büyük adımı ise 1900 yıllarda attı Leica. Herhangi bir tripoda ihtiyaç olmadan, taşınabilir fotoğraf makinesini ilk kez onlar üretti. “Tarihe kazınan tüm fotoğraflar bir Leica ile çekilmediyse de hepsi Leica sayesinde çekildi” diyen Leica tarihe kazınan 35 fotoğrafı yeniden hayata geçirdiği reklam filmi ile de geçtiğimiz yıllarda adından tekrar söz ettirmeyi başardı. Son olarak, ilk kameralarından birinin bir müzayede evinde rekor fiyata satılmasıyla da tekrar gündeme geldi. 2,4 milyon Euro’ya alıcı bulan 1923 yapımı Leica marka kamera, dünyanın en pahalı fotoğraf makinesi unvanını aldı.

Yıllar içerisinde analog bilginin dijitale dönüşmesi elektronik alanında bir milat oldu. Böylelikle görüntü ve ses bilgilerinin yönetiminde de köklü değişiklikler meydana geldi. Yaşanan teknolojik devrimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri de dijital kameralardır. Son yıllarda ise cep telefonları dijital kameraların yerini almaya başladı. Günümüzün en popüler uygulamalarından biri olan Instagram’a her gün 70 milyonun üzerinde fotoğraf yükleniyor. Çünkü artık görsel içerikler dijital alemin kralı konumunda.

Yapay zeka tabanlı kamera Clips

Google’ın yapay zeka tabanlı kamerası Clips’i geliştiren mühendisler, kameranın yapay zekasını geliştirmek için bir belgesel yönetmeni, foto muhabiri ve bir güzel sanatlar fotoğrafçısıyla iş birliği yaptı. Böylelikle kameranın nöral ağını eğitmek için ihtiyaç duyulan görsel veriler elde edildi. Clips’in yapay zekası “Bir kare yakalamadan fazla uzağa gitme.” anlayışı çerçevesinde optimize edildi.

Fotoğraf Makinalarında Dikkat Edilmesi Gereken Özellikler

Megapixel

Fotoğrafın büyüklüğünü temsil eden megapixel, fotoğraf makinesindeki değeri büyük olsa bile o makinenin fotoğraf kalitesinin iyi olacağı anlamına gelmiyor.

Dijital Zoom ve Optik Zoom

Fotoğraf makinesi alırken dijital zoom yerine optik zoom dikkate alınmalıdır. Makinenin arkasında bulunan LCD ekranda dijital zoom özelliği sayesinde görüntüyü yakınlaştırabilirsiniz.

Flaş Fonksiyonu

Flaş, fotoğrafçıya büyük esneklikler sağlıyor çünkü fotoğraf bir ölçüde ışığı kendi isteğimiz doğrultusunda yakalamamıza olanak tanıyor. Fotoğraf çekerken, fotoğraflarda gözlerin kırmızı görünmesini engellemek için Red Eye Reduction özelliği olan makineler tercih edilmelidir.

Sensör

CMOS ve CCD isimli iki sensör günümüz fotoğraf makinelerinde kullanılıyor. CCD sensör eski tip makinelerde ve bazı üst düzey makinalarda kullanılıyor. Kalite bakımından CMOS sensöre göre daha iyi olan CCD sensör, fiyat olarak da biraz maliyetlidir. Yeni nesil makinalarda sıklıkla rastladığımız CMOS sensörün yaygın olarak kullanılmasının nedeni üretim maliyetlerinin düşük olmasıdır.

Deklanşör Gecikmesi

Fotoğraf çekerken deklanşöre basıldıktan sonra fotoğrafın yakalanabilmesine kadarki geçen süre deklanşör gecikmesidir. Gecikmenin fazla olması poz durumunun uzun sürmesine yol açar.

Pil ve Hafıza

Makine alırken dikkat edilmesi gereken özelliklerden biri de pil süresinin uzun olmasıdır. Şarj edilebilir kalem pilli fotoğraf makinaları daha çok tercih ediliyor. Hafıza da fotoğraf makinası için önemli bir özellik. Çünkü yüksek hafızalı makinalar ile daha fazla sayıda fotoğraf kaydedebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIPHY App Key not set. Please check settings

ÖZDİSAN

INTERNATIONAL CONGRESS OF ENERGY,
ECONOMY AND SECURITY – ULUSLARARASI ENERJİ, EKONOMİ VE GÜVENLİK KONGRESİ

WINSTAR OLED EKRANLAR