Günümüz dünyasında yapay zeka, yalnızca bir teknolojik yenilik olmaktan çıkıp yaşamın her alanına dokunan bir güce dönüştü. Bu alanda öncü çalışmalara imza atan CBOT’un Pazarlama ve İş Geliştirme Yöneticisi Ece Tuna ile yapay zekanın bugünü, geleceği ve Türkiye’deki gelişimi üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirdik. Sesli ve yazılı dijital çalışan teknolojiyi insan odaklı çözümlerle birleştirilen CBOT vizyonuyla yapay zeka alanında öne çıkan şirketler arasında yerini almış durumda. Ece Tuna ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda birçok teknolojik bilgi sizleri bekliyor.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Ece Tuna. Bilgisayar mühendisliği lisans eğitimim sırasında teknolojiye olan ilgimle birlikte insan ilişkilerine olan sevgim, kariyerime yön vermemde etkili oldu. Farklı ülkeleri ziyaret ederek kültürler arası deneyimler kazandım ve bu deneyimler bakış açımı zenginleştirdi. Lisans eğitimimin ardından yaratıcı düşünme becerilerimi ve insan odaklı yaklaşımımı birleştirerek pazarlama alanına yöneldim. Şu anda CBOT’un pazarlama ve iş geliştirme süreçlerini yönetiyorum.
Şirketiniz yapay zeka konusunda ne tür çalışmalar yapıp hangi alanlarda faaliyet gösteriyor, bunu açıklar mısınız?
Teknoloji son dönemlerin en çok konuşulan ve hayatımızı önemli ölçüde etkileyen bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka da teknolojinin bir getirisi olarak günümüzde oldukça geniş bir yer kaplıyor. Biz CBOT olarak bu geniş dünyada, üretici ve diyaloğa dayalı yapay zeka alanını sahiplendik. Yani kurumlar için dijital çalışanlar üretiyoruz. Hepimizin gündelik hayatında spontane karşısına çıkan, bazen bir bankacılık uygulamasında sorularınızı yanıtlayan, bazen bir e-ticaret sitesinde siparişinizi takip eden o deneyimler… İşte o deneyimlerin arkasında biz varız. Ama artık iş sadece soru yanıtlamakla bitmiyor. Bugün geliştirdiğimiz dijital çalışanlar, tıpkı bir insan çalışan gibi kendi kişiliği, görevi ve becerileri olan yapılar. Kurumun kendi bilgi tabanından öğreniyor, CRM sistemleriyle entegre çalışıyor, rapor üretiyor, kampanya oluşturuyor, gerektiğinde insana devrediyor. WhatsApp’tan hologramlara kadar her kanalda var olabiliyor. Bugün 100’den fazla şirketle birlikte çalışıyoruz. Bankacılıktan e-ticarete, kamudan ulaştırmaya kadar pek çok sektörde yapay zeka ile iş süreçlerini dönüştürüyoruz. Amacımız sadece işleri kolaylaştırmak değil, kurumların hem müşterileriyle hem de kendi çalışanlarıyla iletişim kurma biçimlerini yeniden tanımlamak. Çünkü bizce, iyi bir teknoloji yalnızca akıllı değil, aynı zamanda insan odaklı olmalı.
Teknoloji son dönemlerin en çok konuşulan ve hayatımızı önemli ölçüde etkileyen bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka da teknolojinin bir getirisi olarak günümüzde oldukça geniş bir yer kaplıyor. Biz CBOT olarak bu geniş dünyada, üretici ve diyaloğa dayalı yapay zeka alanını sahiplendik. Yani kurumlar için dijital çalışanlar üretiyoruz. Hepimizin gündelik hayatında spontane karşısına çıkan, bazen bir bankacılık uygulamasında sorularınızı yanıtlayan, bazen bir e-ticaret sitesinde siparişinizi takip eden o deneyimler… İşte o deneyimlerin arkasında biz varız. Ama artık iş sadece soru yanıtlamakla bitmiyor. Bugün geliştirdiğimiz dijital çalışanlar, tıpkı bir insan çalışan gibi kendi kişiliği, görevi ve becerileri olan yapılar. Kurumun kendi bilgi tabanından öğreniyor, CRM sistemleriyle entegre çalışıyor, rapor üretiyor, kampanya oluşturuyor, gerektiğinde insana devrediyor. WhatsApp’tan hologramlara kadar her kanalda var olabiliyor. Bugün 100’den fazla şirketle birlikte çalışıyoruz. Bankacılıktan e-ticarete, kamudan ulaştırmaya kadar pek çok sektörde yapay zeka ile iş süreçlerini dönüştürüyoruz. Amacımız sadece işleri kolaylaştırmak değil, kurumların hem müşterileriyle hem de kendi çalışanlarıyla iletişim kurma biçimlerini yeniden tanımlamak. Çünkü bizce, iyi bir teknoloji yalnızca akıllı değil, aynı zamanda insan odaklı olmalı.
“Yapay zeka artık bir ‘gelecek teknolojisi’ olmaktan çıkıp,
kurumların günlük operasyonlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.”

Proje yürütme ve satış sonrası hizmetler konusunda da bilgi verir misiniz?
Projelerimizi müşterilerimizin iş hedeflerine tam uyum sağlayacak şekilde, onların ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlayarak ve uçtan uca bir yaklaşımla tasarlıyoruz. Bu süreci üçe ayırarak açıklamak istiyorum.
1- İhtiyacı Anlama ve Çözüm Tasarımı
- Müşterilerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak iş süreçlerini ve ihtiyaçlarını anlıyoruz.
- Bu anlayışla, gereksinimlerine tam olarak hitap eden en uygun yapay zeka çözümünü tasarlıyoruz.
2- Uygulama ve Kolay Entegrasyon
- Çözümümüzü hayata geçirirken kullanım kolaylığına ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyona öncelik veriyoruz.
- Sistemlerimiz esnek yapıya sahip olduğu için farklı teknolojik altyapılara kolayca uyum sağlıyor.
Satış Sonrası Destek ve Sürekli Gelişim
CBOT olarak kodlama bilgisi gerektirmeyen esnek bir platform sunuyoruz. Bu sayede yapıyı ister biz ister müşterilerimiz kolayca yönetebiliyor. Çözüm devreye girdikten sonra müşterilerimize ihtiyaç duydukları desteği sağlıyor ve sürekli iyileştirme süreçleriyle projeyi geliştirmeye devam ediyoruz.
Yapay zekayı merkeze koyduğunuzda, önümüzdeki 50 yıl dünya nasıl bir noktaya gidecek bununla ilgili görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Aslında 50 yıl demek bile bence çok temkinli bir tahmin. Yapay zekanın gelişim hızına bakıldığında, konuştuğumuz dönüşümlerin çok daha kısa bir sürede yaşanacağını düşünüyorum. Belki 5, belki 10 yıl. Bunu sektörün içinden biri olarak söylüyorum. Birkaç yıl önce “yapay zeka bir gün şunu yapabilir” diye hayal ettiğimiz şeylerin büyük çoğunluğu bugün zaten gerçek. O hız devam ediyor, hatta artıyor. Önümüzdeki dönemde beyaz yakalı işlerin önemli bir kısmı dijital çalışanlar tarafından üstlenilecek. Bu bir felaket senaryosu değil, ama görmezden gelinecek bir şey de değil. Rapor yazan, analiz eden, e-posta yanıtlayan, toplantı organize eden… Bunların hepsi artık yapay zekanın yapabildiği şeyler. Dolayısıyla insanın değeri, bu rutin işleri yapmaktan değil, doğru soruyu sormaktan, empati kurmaktan, karar almaktan gelecek. Şirketler için de durum aynı. Rekabet avantajı artık ne kadar büyük olduğunla değil, yapay zekayı ne kadar akıllıca kullandığınla ölçülecek. Küçük bir ekip, doğru dijital çalışanlarla çok büyük bir etki yaratabilecek. Yani sorum şu: Bu dönüşüme hazır mıyız? Bireysel olarak, kurumsal olarak, toplum olarak… Bence asıl mesele teknolojinin nereye gideceği değil, bizim ona ne kadar hızlı adapte olabileceğimiz.

”Türk mühendislerinin ürettiği yapay zeka teknolojileri yurt dışında da ilgi görüyor.”
Yapay zeka üretimi konusunda Türkiye dünyaya göre ne durumda?
Türkiye’de yapay zeka alanında çok güzel gelişmeler yaşanıyor aslında. Özellikle son birkaç yılda, startup’lardan büyük şirketlere kadar herkes yapay zeka konusuna odaklanmış durumda. Üniversitelerimizde yapay zeka laboratuvarlarında çalışan araştırmacılarımız var. TEKNOFEST’te gördüğümüz projelerin yaratıcılığı ve kalitesi her geçen yıl artıyor. Genç beyinlerimiz gerçekten harika işler çıkarıyor. Türk mühendislerinin ürettiği yapay zeka teknolojileri yurt dışında da ilgi görüyor.



