in ,

BÜYÜME STRATEJİLERİ,AR-GE YATIRIMLARIYLA DESTEKLENMELİ

ÖZDİSAN ELEKTRONİK AR-GE DESTEK DEPARTMAN MÜDÜRÜ MUHARREM ŞAHBAZ

Globalleşen dünyada ekonomik sınırların ortadan kalkmasıyla birlikte rekabet koşulları da değişti. Günümüz piyasa şartlarında hayatta kalmak isteyen firmalar sürekli kendilerini yenilemek ve geliştirmek zorunda. Bu noktada AR-GE, üretim yapan bütün firmaların pay ayırması gereken hayati bir konu.

Yıllardır “üretim olmadan satış olmaz, mal satılmadığı sürece de ürün ortaya çıkarmanın anlamı kalmaz” diye kabul edildi. Günümüz koşullarında ise “AR-GE yoksa her ikisi de söz konusu olamaz” diye bir madde eklemek kaçınılmaz hale geldi. Bir saha uygulama mühendisinin gözüyle değerlendirildiğinde bu tablo AR-GE ve ekonomi arasındaki ilişkiyi de net bir şekilde ortaya koyuyor.

Dünya artık çok daha küçük. Kaynak belli, üretici belli, mesafeler kısa.
Bu zamanda fark yaratan şey mesafelerin uzaklığı, kaynakların ulaşılmazlığı değil, bilginin uzaklığı ve ulaşılabilirliğidir. Herkes elindeki know-how kadar değerlidir ve güçlüdür. Buradan AR-GE’ nin ekonomik büyümede ne kadar önemli olduğunu, AR-GE’ye ayrılacak mutlaka ve mutlaka bir bütçe olması gerektiğini çıkartabiliriz.

Bence AR-GE yapmak, ekonomi bitkisinin suyudur. Kendini sulamayan bir sistem de eninde sonunda kuruyacaktır. Bu nedenle büyüme ve hayatta kalma hedefleri olan bütün firmalar-ülkeler gelirlerinin belli bir oranını AR-GE’ye ayırırlar. Ortaya çıkmayan bir ürünün ne ekonomisi ne lojistiği ne pazarlaması ne de muhasebesi olur. AR-GE yapılmadan ortaya asla bir ürün çıkamaz.

Ekonomi teknolojinin etrafında dönüyor
Hal böyle iken insanlığı ciddi anlamda etkisi altına almış bu elektronik çağda ekonominin
de teknoloji etrafında döndüğünü söyleyebiliriz. Geleceğin teknolojilerine geçiş aşamasında AR-GE çalışmaları daha da hız kazanacak. Çünkü küresel rekabet sürecinde uzun vadede başarılı olabilmenin sırrı uygun yatırımların önceden öngörülmesiyle mümkün. Kim daha fazla bilgiye sahipse pastadan daha fazla pay alıyor. Gelişmiş ülkeler AR-GE çalışmalarında ön sıralarda yer alırken, gelişmekte olan ülkeler daha çok üretim faaliyetleri üzerinde yoğunlaşıyor. Gelişmiş ülkelerde teknoloji firmaları açık ara öndeyken diğer ülkelerin inşaat gibi sektörlerde önde olduğunu görüyoruz. Bütün bunlara bakılarak, AR-GE’nin ekonomik büyümede ne kadar önemli olduğu ve bu alana mutlaka bütçe ayrılması gerektiği sonucuna ulaşabiliriz.

İnovasyon yatırımı yapan öne çıkacak
AR-GE yatırımlarıyla öne çıkan global şirketler arasında; Apple, Amazon, IBM, Facebook, Microsoft ve Tesla Motors gibi dünya devleri var. ABD’nin AR-GE konusundaki yatırımları açık ara önde. Ülkemizde de son yıllarda AR-GE yatırımları hızlandı. Teşviklerin de artmasıyla AR-GE merkezleri kurulmaya başlandı. Ekonominin gelişiminde pay sahibi olmak, çevreye ve bulunduğu sektörlere yüksek katma değer sağlamak isteyen firmaların AR-GE konusunda daha duyarlı olduklarını söyleyebiliriz. Bu noktada anahtar strateji şu olmalı: Büyüme stratejileri AR-GE ve inovasyon faaliyetleri ile hayata geçirilmeli. Yüksek teknoloji ürünlerin geliştirilmesinde öne çıkan ve bu alanda inovasyon yatırımı yapan şirketler her dönemde bir adım önde olacak. Umarım firmalarımız, iş adamlarımız, piyasaya hükmeden yüzlerce yıllık şirketler artık, ekonomiler kurabilecek sistemleri hayata geçirebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

5 ADIMDA PCB TASARIMI

ELEKTRONİK KART DİZGİSİNDE FARKINDALIK