in ,

“GİRİŞİMLERE DESTEĞİMİZ ARTIYOR”

Teknoloji alanındaki girişimlere ve istihdama önemli katkılar sunan teknokentlerin sayısı günden güne artıyor. Belli büyüklüğe ulaşan firmaların yanı sıra, başlangıç seviyesindeki girişimlere de destek olarak farklılaşan, ülkemizin ilk teknokent yapılanmalarından İTÜ ARI Teknokent’in faaliyetlerini konuşmak amacıyla Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Tabak ile bir araya geldik. Tabak, İTÜ ARI Teknokent hakkında merak ettiklerimizi yanıtlayarak son dönemde öne çıkan projelerinden bahsetti.

İTÜ ARI Teknokent’ten ve faaliyetlerinden bahseder misiniz?
İTÜ ARI Teknokent olarak ülkemizin ilk teknokent yapılanmalarından birini temsil ediyoruz. Tüm birimlerimiz, fiziksel binalarımız, İTÜ’nün tarihten gelen bilgi birikimi ile teknoloji firmalarına ve girişimcilere, teknoloji geliştirmeleri ve bu teknolojileri ticarileştirmeleri için en uygun ortamı ve olanakları sunuyoruz. Teknolojiye dayalı fikirleri desteklemek bir teknokent olarak en temel amaçlarımızdan biri. Bu doğrultuda fikirlerini ticarileşebilir ürün ya da hizmete dönüştürmek isteyen girişimciler için farklı faaliyetlerimiz bulunuyor. Sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en iyi kuluçka merkezlerinden biri olarak gösterilen İTÜ Çekirdek ile girişimcileri, fikir aşamasından başlayarak firmalaşma aşamasını tamamlayana kadar destekliyoruz. Geçtiğimiz sene hayata geçirdiğimiz İTÜ Magnet İleri Aşama Girişimcilik Merkezi ile şirketleşme aşamasını tamamlamış, fikrini ürüne dönüştürebilmiş girişimcilerin ve start- upların bir adım daha ileri gitmelerine yardımcı oluyoruz. Ayrıca ISTKA ortaklığı ile hayata geçirdiğimiz ve İstanbul’dan Boğaziçi Teknopark, Teknopark İstanbul ve Yıldız TeknoPark teknokentlerinin dahil olduğu Innogate ile firmaların yurtdışı pazarlarına açılmalarını sağlıyoruz.

İTÜ ARI Teknokent bünyesinde kaç firma bulunuyor ve hangi sektörden firmalar mevcut? Kaç kişi istihdam ediliyor?

İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde toplam 120 bin metrekarelik kapalı alan içinde 10 binamız ile yer alıyoruz. 239 teknoloji şirketi, 6290 çalışan ile 148’i patentli 2500’ü aşkın projenin hayata geçirildiği bir yapıyız.

Diğer teknokentlerden ayrışan yönleriniz nelerdir?
Belli büyüklüğe ulaşan firmaların yanı sıra başlangıç seviyesindeki girişimlere de destek olacak projelere imza atıyoruz. Bu anlamda firmalara aynı avantajları sunan teknokentlerden farklı bir noktada durduğumuzu düşünüyorum. Girişimciliğin merkezi olmak adına çok önemli yatırımlara imza atıyoruz. Bu yatırımlarımız sonucunda ortaya çıkan projeler ülkemiz için örnek çalışmalara dönüşüyor. Örneğin bundan 3 sene önce başlattığımız ve Chicago ve San Francisco ofislerini de açarak, ülkemizden girişimleri desteklediğimiz ITU Gate projemiz, Innogate programına ilham vererek misyonunu fazlasıyla yerine getirdi.

Önümüzdeki süreç için odaklanmayı düşünüdüğünüz bir alan var mı? 

Açıkçası tüm yatırımlarımızı kendi imkanlarımızla karşılıyoruz. Bugüne kadar başlangıç seviyesindeki girişimler için İTÜ Çekirdek, ileri aşama girişimler için İTÜ Magnet merkezilerimizin yanı sıra Innogate’e evrilen ITU Gate projesini hayata geçirdik. Enerji sektörüne odaklanan tematik bir enerji teknokent binasının ardından şimdiki hedefimiz “Otomotiv ve Hareketlilik Tematik Binası”nı tamamlamak ve otomotiv üzerine teknolojileri daha fazla desteklemek.

İTÜ ARI Teknokent’te start up olarak başlayıp başarısıyla ön plana çıkan girişimci hikayesi var mı? Varsa hikayesini bizimle paylaşır mısınız? İTÜ Çekirdek’ten çıkan pek çok firma, ürünlerini üretmeye ve ticari başarılara imza atmaya başladı. Hatta bunlardan pek çoğu uluslararası ilişkiler kurdu ve ülke ihracatını desteklemeye başladı.

Endüstriyel ve akademik alanda kullanılmak üzere robotik ve mekatronik sistemler geliştirmek amacıyla kurulan “Acrome”, artırılmış gerçeklik üzerine çalışan “Bunsar” gibi pek çok firmamız Türkiye’nin önemli firmalarıyla işbirliklerine imza attı. İnşaat ve mimarlık sektörlerinde kullanılan maketlere alternatifolarak geliştirilen artırılmış gerçeklik uygulaması “Pandora”, akıllı içecek otomatları üreten “Pubinno” ve daha onlarca firmamız uluslararası satışlarını gerçekleştirmeye devam ediyor.

Türkiye’de arıcılık sektörünün gelişimine ve sürdürülebilirliğine destek vermek isteyen, uluslararası tanınırlığı ve saygınlığı yüksek bir firma olmak için çalışan “SBS Bilimsel Bio Çözümler” firması, bu sene İTÜ ARI Teknokent’te ürettiği “BEE’O” ile Amerika’daki Fancy Food Show’da Türkiye’ye ilk defa ödül getiren ürün oldu.Pozitron (Monitise), SESTEK gibi startup olarak başlayan firmalara ev sahipliği yaparak, onların artık “İTÜ Magnet girişimcileri, farklı ülkelerden gelen girişimcilerle bir arada çalışıp etkileşim kurma imkanına da sahip olacaklar.” büyük ölçekli birer firma olmalarını takip ettik. İTÜ Çekirdek’in Otomotiv Teknolojileri kategorisindeki girişimleri IUGO, Enwair, Garajyeri, RePG ve Parkkolay da bugüne kadar toplam 5 milyon TL değerinde yatırım aldı ve her bir firma çok önemli ortaklıklar kurarak marka değerini artırdı. İTÜ Çekirdek’te şirketleşme aşamasını tamamlayan 175 firma, toplamda yaklaşık 20 milyon TL’ye varan ciro elde etti. Bu firmalar 450’den fazla kişiye istihdam sağladı. 175 firmanın toplam değerlemesi ise 400 milyon TL oldu.

İTÜ Çekirdek, Magnet vb. programlarınızın içeriğinden bahseder misiniz?
İTÜ Çekirdek, ticarileştirilebilir bir teknoloji fikri ya da projesi olan girişimcilere, teknoloji şirketlerini kurup, geliştirmelerine olanak tanıyacak her türlü desteği sağlıyor. İTÜ Çekirdek’te yer almak isteyen girişimciler, yapılan ön etap elemesi sonucunda ön kuluçka adı verilen ve İTÜ Çekirdek’in tüm olanaklarını hiçbir ücret ödemeden kullanma imkanına sahip oldukları bir sürece kabul ediliyorlar. Bu süreçte bir yandan projelerini hayata geçirmeye çalışırken hızlandırma sürecinde de profesyonellerden ve akademisyenlerden temel işletme eğitimleri alıyorlar. İTÜ Çekirdek süreci Big Bang adlı ödül töreni ile sonlanıyor. Başarılı olan ekipler 5 milyon TL’nin üzerine çıkan ödül havuzundan pay almanın yanı sıra İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi’ne dahil edilerek 1 yıl boyunca ücretsiz olarak Kuluçka Merkezi’nin sunduğu tüm olanaklardan yararlanabiliyor.

İTÜ Magnet ise kuruluş aşamasını geride bırakmış girişimci firmaların büyüyerek uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek ölçeğe gelmesini desteklemeyi amaçlıyor. Bu fonksiyonu ile İTÜ Magnet, Türkiye girişimcilik ekosistemindeki önemli bir boşluğu dolduracak. Türkiye’nin ilk İleri Aşama Girişimcilik Merkezi diyebiliriz. Yüksek potansiyele sahip ve pazarda yerini almış teknoloji girişimcilerini bir araya getirerek, girişimcilerin birlikte başardığı bir dayanışma ve paylaşım ortamı sağlayacak.

İTÜ Magnet’te yer alan girişimciler, hem birbirleriyle ve hem de girişimcilik ekosisteminin önemli paydaşlarıyla işbirliklerini kendi çalışma ortamlarında geliştirebilecek. Ayrıca sahip olduğu geniş çalışma alanı, yakında açılacak prototip ürün geliştirme ve üretim laboratuvarı, toplantı odaları, konferans salonu ve sunum sahnesi ile İTÜ Magnet komple bir girişimcilik üssü. Aynı zamanda Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayacak uluslararası girişimci firmaların da kullanımına açık olacak. İTÜ Magnet girişimcileri, farklı ülkelerden gelen girişimcilerle bir arada çalışıp etkileşim kurma imkanına da sahip olacaklar.

Sizce teknokentlerin ihracattaki yeri ve önemi nedir?
Teknoparklar ülkemizde, yaklaşık 15 yıl önce yasalaşan 4691 nolu teknoloji geliştirme bölgeleri yasasına bağlı olarak hayata geçti. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yaklaşık 64 tane teknoloji geliştirme bölgesine izin verdi, bugün 52 tanesi aktif olarak hizmet veriyor. Teknoparklar toplam 4 binin üzerinde firmaya ev sahipliği yapıyor, Gayri Safi Yurtiçi Milli Hasıla’ya, teknoloji girişimciliğine, üniversite-sanayi iş birliğine ve istihdama çok ciddi katkılar sağlıyor. Ayrıca teknokentler global firmaya dönüşme potansiyeli olan birçok startup firmaya da destek oluyor.

Dünya genelinde baktığımızda; AR- GE’ye ayrılan payın milli gelire oranla yüzde 3’ten fazla olması sonucunda bu ülkeler gelişmiş ülke sınıfında tanımlanıyor. Bizde durum teknoparklar kurulmadan önce 0.5 civarındaydı. Teknokentler kurulduktan sonra bu pay yükselmeye başladı ve milli gelirden AR-GE’ye ayrılan payda yüzde 1’in üzerine çıkıyoruz. Teknoparkların
bu nedenle değeri çok yüksek. Biz de İTÜ ARI Teknokent olarak, ülke ihracatına katkı sağlayacak teknoloji girişimlerine destek vermek ve firmaları bir adım daha öteye taşıyarak uluslararası markalara dönüştürmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl başarılı firmalarımızla birlikte AR-GE ihracatında sağladığımız katkı bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. İTÜ ARI Teknokent olarak, 2016 yılında AR- GE ihracatında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 11 oranında büyüyerek ülke ekonomisine desteğimizi sürdürdük.

Önümüzdeki dönemler için hedefleriniz neler?
İTÜ Çekirdek, İTÜ Magnet ve Innogate süreçlerinin tüm firmalar açısından en verimli şekilde sonuçlanması adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca çok yakın zamanda hayata geçmesini hedeflediğimiz Otomotiv ve Hareketlilik Tematik Binası gibi ülke ekonomisine değer katacak alanlara odaklı, tematik teknokent yapılanmalarına devam etmeyi amaçlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GIPHY App Key not set. Please check settings

LES-LESR-LKSR-LPSR-LXS-LXSR

REKABETIN İLK KOŞULU GÜÇLÜ LOJİSTİK ALTYAPI